30 Kasım 2010 Salı

Evde "zeytinyağından doğal sabun yapımı"



Zaman zaman ev yapımı araç gereçlerle sizlere bir şeyler sunmaya çalışıyorum. Bayram öncesi bu site ve bu konuyu hemen bir kenara ayırdım, sizlerle bunu mutlaka paylaşmalıyım dedim. Kimyasalın neredeyse girmediği sektör yok, artık çarşı pazar dolaşırken nerde "organik ve doğal" ürünler biz ordayız. Hani mümkünü olsa "Ali Babanın çiftliği" ni kurup herşeyi kendimiz yapmak istiyoruz. İşte bu kendi yapabileceklerimizden bir örnek. Sabun hepimizin vazgeçilmezi, sağda solda hep bu konuda görüyoruz okuyoruz ama genelde süs sabunları tarzında. Bu site deki sabun tamamen "sabun işlevselliğini" içeren bir ev yapımı tarifi, malzemeler sadece zaman alıcı türünden ama bir kere alışıldımı sanırım hep yapılması gereken bir ihtiyaç diye düşünüyorum. Özellikle etrafımız bu kadar kimyasal olmuşken.


YEREL ve DOĞAL SABUN YAPIMI

Kül suyu ve Zeytinyağı ile…

Gereken araç ve malzemeler;

Yağ (Yenmeyecek kadar acı herhangi bir yerel yağ)

Kül (Herhangi bir odun olur ancak Meşe daha iyi olur)

Su (Yağmur suyu daha iyi olur)

Tuz (Deniz yada Kaya tuzu)

Ekşimiş süt sıvısı (Ph oranını 9 un altına indirmek için)

Koku (Hoşunuza giden bir yağ yada Tarçın gibi bir toz koku)

Kazan (ölçünüze göre hacmi siz belirleyin;tencere,bakraç,vs)

Ateş (biz odun ateşinde yaptık,siz tüpte de deneyebilirsiniz)

Enli tahta (karıştırmak ve sabunun oluş sürecini kenarındaki akışkanlığı izlemek için)

Bome (yağı sabunlaştıracak kül suyunun olup olmadığını ölçmek için)

Ph ölçer (sabunumuzun cildimizi tahriş etmeyecek ölçüye ayarlamak için)

Isı ölçer

Veee bol sabır ::-)

Önce Denemeler;

Soğuk sabun yapımı denemeleri

1) 2 birim zeytinyağının üzerine 1 birim 21 bome kül suyu çok yavaş dökülüp mikserle hızla karıştırılınca sabunlaşma tepkimesi verdi ama ph 13 değerinde çıktı. Bu pH değeri beklenenin üstündeydi.

Doğal,köy vs adıyla yapılan sabunların ph’ını ölçtüğümüzde 9-10 çıktığını gördük.

2) Baz (Kül suyu) zeytinyağının üzerine hızla dökülünce sabunlaşma tepkimesi veriyor ama zeytinyağının tamamı tepkimeye giremiyor. Büyük kaptan alınan bir örneğe ısıtılmış zeytin yağı dökünce homojen bir karışım elde edlidi ama ph da bir değişme olmadı. Başka bir örneğin üzerine incir sirkesi eklendi (ph:3) sabunlaşmaya bir etkisi olmadı. (ancak 5 C ve üstü zincir uzunluğuna sahip yağ asitleri sabunlaşma gerçekleştirebilirmiş ) Ph’da da bir değişim olmadı. Yine başka küçük bir örneğe asit baz tepkimesini hızlandırması için etil alkol eklendi (%96) ama herhangi bir etki gözlenmedi.

Son olarak bütün örnekler karıştırılıp kaynatılınca bir sabunlaşma reaksiyonu oldu ama ph:11 olarak kaldı ve elde yağlı bir his bıraktı.

Sıcak sabun yapımı:

1) Yağ ısıtıldı 45 C dereceye soğutuldu. Kül suyu ısıtıldı oda sıcaklığına soğutuldu. Bu iki örnek belirtilen sıcaklıklarda kül suyunun yavaş yavaş verilmesi suretiyle birbirine karıştırıldı. Bu işlem sırasında küçük değişimler haricinde herhangi bir tepkime gözlenmedi. İşlem sırasında sürekli ph kontrolü yapıldı. Ph ölçümlerinden yararlanılarak asitlik düştüğünde baz(kül suyu) yükseldiğinde asit(kaynatılıp soğutulmuş yağ) eklenerek tepkime gerçekleşen pH aralığı tespit edilmeye çalışıldı. Gerçekten de pH’ı 10’un üzerine çıkan numuneye yağ eklenmesiyle bir anda tepkime oluştuğu gözlendi. Bu tepkimeyi hızlı bir pudingleşme izledi. Deneyin devam ettirilmesiyle sabunlaşma tepkimesinin 8-10 pH aralığında gerçekleştiği gözlendi. Önceden yapılmış sabunların da pH’ının bu aralık içinde olduğu öğrenildi.

2) Yağ ısıtıldı 45 C ‘de kül suyu damla damla eklenmeye başladı. Sabunlaşma tepkimesi gözleninceye kadar bu işleme devam edildi. Bir önceki maddede kazanılan pH aralığı (8-10) dikkate alınarak pH bu aralıkta tutuldu. Tepkime başlayınca pH kontrolünün de ışığıyla kül suyu ilavesi kesildi. 1,5 kül birim suyu 10 birim yağ kullanıldı. Daha düşük oranda kül suyu kullanılabilirliğinin imkanları araştırıldı. Sabun oluştu ve kalıba döküldü. Son pH 10 olarak gözlemlendi. Sabun el yıkanarak denendi. Sabunun yağı çözdüğü fakat küçük de olsa elde bir yağlılık hissi bıraktığı gözlendi. Bu hissin kullanılan düşük kül suyu oranından kaynaklanabileceği öngörüldü. Aynı örnek üzerinden bir miktar alınarak tuzun etkisi ölçüldü. Tuz koyulan örnek daha jelimsi bir yapı kazanırken diğer örneğin daha kuru olduğu saptandı. Bu sonuç şaşırttı. Çünkü araştırmalara göre tuzun çökelmeye yardımcı olarak daha sıkı bir yapı kazanımına destek olacağı varsayılıyordu. Yine de belki bu sonuç analiz hatalarından kaynaklanıyor olabilir.

3) Daha önceden standartlaştırdığımız 1 birim kül suyu 2 birim yağ oranı uygulandı. Bu kez farklı olarak kül suyu damla damla değil doğrudan ilave edildi. Öncekilerin aksine yalnızca bir kez karıştırılarak tepkime kendi haline bırakıldı. Sonuç oldukça umutlandırıcıydı. Deney oldukça kontrol altında gerçekleşti. Daha önce hiç olmadığı kadar güzel bir kıvamda sabun elde edildi. 5. dakikada tepkime köpürme şeklinde tüm kaba yayıldı. 15. dk da köylünün deyişiyle balgama dönüştü, 30. dakika da hacim küçüldü muhallebi görünümü kazandı ve kalıplandı. Kıvamın güzel olması yağ kül suyu oranının 2/1 olması yönünde destek veren bir sonuçtu. Bu deneydeki tek sorun elde edilen sabunun elde çok az bir yağlılık hissi bırakmasıydı. Bu durum asit baz oranının ya da kül suyunun yavaş yavaş eklenmesinin tepkimede önemli olabileceğini düşündürdü.

4) Kül suyu yağ oranını sabitlemek adına 1/5, 2/5 ve 3/5 oranlarında kül suyu ve yağ ateş üstünde tepkimeye sokuldu. 1/5 örneğinin pH ı 11 2/5 örneğinin pH ı 10 3/5 örneğinin pH ı ise 9 olarak tespit edildi. Baz oranı ile pH arasındaki ters orantı şaşırttı. Baz oranının arttırılmasıyla pH ın artması beklenirken pH ın düştüğü gözlemlendi. Elde edilen sabunların elde bıraktığı his açısından en verimlisi 3/5 örneği oldu.

Tüm bu bilgiler ışığında;

Daha küçük kül suyu oranlarında sabunun üretilebileceği bilgisine rağmen en uygun oranın şimdilik 1 birim kül suyu iki birim yağ olduğu,

Yağı ateşe koyduktan hemen sonra 40-45 C de iken kül suyunu bir kerede tamamının yağa karıştırılacağı,

Tepkimenin ancak belli bir sıcaklıkta verimli bir şekilde gerçekleştiği; bu sıcaklığın da 95 C ve üstü olduğu

İşlemin örneğin büyüklüğüne göre yarım saat ila bir saat arasında sürdüğü

pH aralığının 8-10 olduğu

İşlem sırasında kül suyunun bomesinin önemli olduğu (21)

Bilgilerine ulaşıldı.

Ve

Bomesi ayarlanmış (21) kül suyunun üretim zorluğu, uygulanan ısıtma işleminde kullanılan yoğun emek,kaynak ve geleneksel olarak kül suyundan sabun üretiminin daha farklı metotlarla da yapıldığını bilmemiz bizi daha farklı metotları araştırmaya sevk ederek yapılan tüm çalışmaların yeniden gözden geçirilmesi gerçeğini doğuruyor…

Özet;

Kül suyu yapımı;

Her hangi bir odun külü olabileceği gibi meşe içeriğindeki potasyum zenginliği daha yüksek bome oranlarına ulaşmamızı sağlıyor. Eğer kül üretemiyorsanız size en yakın odunda ekmek,pide,lahmacun pişiren fırından bol bol ve tertemiz kül alabilirsiniz.

Biriktirdiğiniz yağmur suyu veya kireç oranı düşük bir suyla 1/1 oranında karıştırın. 2 saat sonra kül çöker ve üstte kalan suyu ölçtüğünüzde 2 bome gelir. Bu karışımı kaynatmaya başladıkça bomesi yükselir.

Siz denemelerinize 10-15 bomelerde başlayabilirsiniz.

Sabun yapımı;

Kazanımıza (Tenceremize) 2 ölçek oldukça acı yenmeyen zeytinyağını koyup ateşi yakıyoruz.40 C de yüksek bomeli (21) kül suyumuzu bir defada boşaltıyoruz. Hemen köpüklenme ve kazanın yukarısına doğru yükselme başlar. 5-10 dakika sonra ballanma,balgamlanma yada pudingleşme başlar.Bir süre sonra (kazandaki karışımın çokluğuna göre 10 ila 60 dakika arasında değişir) karışımda köpüklenme kalmaz. Bu aşamada arap sabunundan daha kıvamlı olsun diye tuz ilave edebiliriz. Sabunda istediğimiz koku malzemesini şimdi az miktarda koyabiliriz. Enli tahtamızla karışımı alıp tahtanın yanından süzdürdüğümüzde ayrı ayrı sıvılar yerine sadece tek bir sıvı-bal gibi yavaş yavaş akıyor ya da hiç akmıyorsa sabunlaşma bitmiş demektir.

Takıldığınız her aşamada bize danışabilirsiniz.

Kasım,2010

Bebek "pelerin" örneği


Cici, basit, şirin, güzel, yani herşey var bu minik pelerinde. Ebruli olması şık ama sade yün ile fena olmaz gibi geliyor bana. Blogçu arkadaşta gördüm ama yapanı bilmiyorum bende. Kaynak gösterme adeti olmayınca insanlar da, böyle emek sahiplerinin hakkı yeniyor işte.

"abiyeelbiseler.net" sana sesleniyorum, hırsızlık olur ama böylesi olmaz !!!

 E hakkatten yuhhh yani, hani hırsızlık olur da böylesi olmaz. "abiyeelbiseler.net" adlı site herkesin yazılarını çalarak resmen "çalıntı" site oluşturmuştur. Bu siteye baktığınız da herkes kendinden bir parça görebilir. Şu aşağıdaki linklere bir bakın, hepsi benim yazılarım. Yahu be adam, hani çalmanın bile bir raconu vardır, arada alırsın, aldığın kişi farkına vardımı ikaz eder, özrünü diler yayını kaldırırısn, ama bu ne ya...Nasıl bir sistem kurmuşsa sanki yayınladığım zaman otomatikman oraya gidiyor, yanlız benim değil herkesin öyle, ne bir kaynak ne bir adres hiç birşey belirtmeden. Öyle ki yazıları okumadan bunu yaptığı belli, bir arkadaş sırf bu yüzden kendisini eleştirmiş, onu bile aynen yine yayınlamış.  


Yani anasına küfür edilse, bakmadan yazıyor yayınlıyor bu yüce şahıs yaaa...
Hiç olmazsa "bloglardan derleme bir site" falan diye yaz, kaynak ver, sen kendi ağzından gibi yayınlayarak, birde o siteden reklamla para kazanıyorsun, haram zıkkım olsun hepsi sana, eminim şimdi bunu yayınlarsın da, sana ilanen duyurdğpum "hırsız" damgasıyla siteni paylaşırsın. İlgili yerlere şikayet ve kanuni yollar uygulanacaktır haberin ola her kimsen. 


Bu da "kolay sarımsak soyma" yöntemi (video)


Sarımsak soymak kimimize işkence geliyor, eğer daha önce malzeme hazırlama şansımız olmadıysa tam yemek yaparken işi bırakmak, eller ıslaksa kurulamak gibi zaman kaybını yaşıyoruz, işte size sarımsağın çok basit olarak soyulma yöntemi.

Kaynamış yumurta 5 san. nasıl soyulur? (video)


Bu kadar marifetli olurmuyuz bilemem ama sanırım denemekte yarar var.Kaynamış yumurtayı sıcak soyamamak hepimizin derdi oluyor. Teknik güzel de, benim kafa basmadı hala, yani mantığını çözemedim, sanırım yorgunluktan dimağım yumurtayı pek önemsemiyor.

Basit ama zarif bir havlu kenarı


Son zamanlar da havlu kenarları top on listesinde ki tahtından inse de, arada böyle zarif dantel kenarlar işlevini yinede koruyor. Bu aralar çarşıları çok dolaşıtğım dan, şu taşlı, pullu, cafcaflı havlulara ifrit oluyorumi, yani gösterişin bile asaleti olmalı, kızılay gibi heryerde aynı desen aynı stil. Neyse, el emeği başka diyenlere basit ama zarif bir örnek.

29 Kasım 2010 Pazartesi

Naylon eldivenlerin modaya uyumu


İş yaparken bile ben kokoş olanlardan ım diyorsanız, böyle temizlik eldivenlerinizi şık cici bir hale getirebilirisiniz. Gerçekte kullanırken fiyonguydu püskülüydü derken salkım saçak rahat çalışılır mı bilmem ama, alışan alışır herhalde. Hoş ben sadesini de hayatta kullanamam, sanki başka birinin eliymiş gibi geliyor bana ama müptelası olanlara güzel bir eldiven çalışması.

Bu arada bizim evde ki tatlı telaş için yorum bırakan, samimi içten ve güzel temenniler de bulunan herkese çok teşekkür ediyorum. Nişan yakın olduğu için, bu tatlı günleri sizlerle o zaman paylaşıcam. 


28 Kasım 2010 Pazar

YAZMA OYA ÖRNEKLERİ

MEKİK ÖRNEKLERİ
Yazmalar için basit mekik örnekleri bu örneği satış işi yapan bir bayandan çekmiştim yazma dahil 15 fiyatı bana ucuz geldi

DANTEL MUTFAK TAKIMI 3

DANTEL MUTFAK TAKIMI MASA ÖRTÜSÜ
Dantel mutfak masa örtüsü modeli.Bu örneğin başlangıcı tam orta kısmından başlanıyor daha sonra uçlara doğru örülüyor .Alttaki resimlerden bakarak modeli çıkarabilirsiniz daha sonra peçetesinide yayınlayacağım.






24 Kasım 2010 Çarşamba

Tığ işi Perde



Salondaki gümüşlüğün alt kısmına ördüğüm, bir günlük iş diyerek başlayıp 15 günde zor tamamladığım minik perde :) şemasını internette buldum. Dış çerçevede çok hatalar vardı aldım kalemi kağıdı elime; hatalarını düzelterek Excel'de tekrar kendim çizip, paint olarak kaydettim, yapmak isteyenler için. Sizde denemek isterseniz kolay gelsin, şimdiden iyi günlerde kullanın.

Çift taraflı atkı modeli ve kısa bir ara


Öncelikle hemen bahsedeyim, yarın akşam kızımın sözü var. Onun hazırlığı ve telaşı içinde olduğumuz için bir iki gün aranızda olmayabilirim. Daha sonra size ayrıntılar ve resimlerle bu güzel günü paylaşıcam. Küçük bir molada size hem bu güzel haberle ve bu güzel modelle göz kırpayım dedim. 

Bu atkı değişik geldi bana, çift taraflı olması daha kullanışlı yapmış atkıyı, sanırım kumaş olan kısmı polar cinsinden. Çocuklar içinde düşünülebilir. İzmir de çok soğuk olmaz ama kışın daha şiddetli hissedildiği yerlerde bu atkı işe yarar. Şimdilik bu kadar, hepinize sevgiler selamlar diyerek kalan işlere devam...

Plastik Kolye


Uzunca bir aradan sonra merhaba.....Aslında bu postu 2 ay önce tam da babacığımı kaybetmeden bir gün önce taslak olarak hazırlamışım, yayınlamak bugüne kısmet oldu. Dayanılması o kadar zor bir süreç yaşıyorum ki, anlatamam. Tarifi anlatılamaz bir acı, bunu ancak yaşayanlar bilir. Buradan yorum bırakan, arayan, bu zor günümde beni yalnız bırakmayan tüm dostlarıma çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.......
Yukarıda ki resimde  gördüğünüz kolye, şu an yeni sahibinde :) Güle güle kullan benim güzel arkadaşım.........

23 Kasım 2010 Salı

Ölü hücreleri temizleyen, canlandıran "ceviz maskesi"


Bugün güzellik tir, maskeler dir gidiyoruz bakalım, tatlı vs yapımı için cevizli birşeyler bakayım dedim,  Kemalpaşa dan gelen dalından kopma cevizler beni kırın diye bekliyor. Bu maskeyi görünce işte budur dedim, bir hafta birini bir hafta birini yapmak lazım, Allah allah pek bir gençleşicez, kompleklsi günlere mi girdim ne...

"Ceviz hayatımızın birçok noktasında oldukça geniş yer tutmuş önemli bir besin maddesidir. Vücudumuzun her bölgesinde faydalı olan bu besin maddesi cildimiz içinde çok önemlidir.

Cildimize uygulayacağımız ceviz maskesi ölü hücreleri temizleyerek cildime doğal bir güzellik kazandıracaktır.

Hazırlanışı :

*İlk önce cevizimiz un haline gelinceye kadar dövün. ( Bu işi kolaylık olsun die blandırlarda da yapabilirsiniz ).

*1 tatlı kaşığı bal.

*1 tatlı kaşığı portakal suyu

* 4 Kaşık Süt

Bunları iyice karıştırın ve daha sonra yüzünüze masaj yaparak uygulayın 15 dakika bekledikden sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın, değişikliği göreceksiniz.

www.tıbbisifalibitkiler.com

İĞNE OYASI HAVLU KENARI

İĞNE OYASI HAVLU KENARI
ummhn-339 adlı kullanıcıdan gelan iğne oyası havlu kenarı örneği bant kısmı ve tepecikler tığ ile örülüp ara kısmının çiçek kısmı iğne oyası yapılmış havlunuza göre renk ayarını kendiniz yapabilirsiniz

Cilt onarıcı "maydonoz maskesi"


Malzemeler :

2 avuç maydanoz

1 çay fincanı damıtılmış su

1 çorba kaşığı bal

1 yumurta sarısı

Uygulama : Maydanozu 1 çay fincanı damıtılmış suda 15 dakika kaynattıktan sonra süzün. Süzdüğünüz su soğuduğunda içine bal ve çırpılmış yumurta sarısını ilave edin. Bir fırça ile yüzünüze sürüp 15 dakika beklettikten sonra ılık su ile durulayın. 

Suna Dumankaya.
(Bu maske denenmiştir, bugün bir arkadaşıma uğradım ve yüzündeki değişikliği parlaklığı sorunca bu maskeyi haftada bir tekrarladığını söyledi, malzemler öyle kırk davul tozu cinsininden değil, hepimizin evinde olan gıdalar, ilk işim bunu yapmak olucak, biraz güzel kayınvalde olalım değilmi yani.)

Nar'ın faydaları

Kışın en sevdiğim meyveler den biridir NAR. Aşure ve güllaca güzelliği ile katkıda bulunurken, kendisi de şahsen bizleri güzelleştiren bir meyve. Bugün bir hayli evde Nar'ı görünce bu nimetin faydalarını bir kez daha hatırlamak, hatırlatmak istedim. 
"Hem çekirdeği hem kendisi şifalı bu meyvenin dünya mutfağında hem içecek hem de çeşni olarak kullanımı çok yaygın ancak fazlasıyla hak ettiği şifa özelliği son birkaç yıldır gündemde. Oysa Orta Doğu’da ve Yunanistan’da yüzyıllardır şifa amaçlı kullanılmış. İlahi kitaplarda, cennet meyvesi olarak tanımlanır. Hatta, bazı kaynaklar Havva’nın Adem’e verdiği meyvenin elma değil, nar olduğunu iddia ederler.

MEME KANSERİ DÜŞMANI

Nar çekirdeğindeki diğer önemli bileşenler olan linoleik ve oleik asitlerin hayvan deneylerinde kalın barsak kanseri üzerinde önemli iyileştirici etkisinin olduğunu gösteren hayvan deneyleri mevcut. Prostat ve meme kanserinde de etkili olduğu düşünülmekte. Prostat kanseri yanı sıra prostatın iyi huylu büyümesinde, şeker hastalığında ve lenf kanserinde de etkili olduğuna dair ABD’de yapılmış çalışmalar var. Linoleik asit, kandaki kötü kolesterol oranını düşürmekte oldukça etkili, kötü kolesterolün damar çeperini delip duvara yerleşmesini ve plakaların, tıkanıklıkların oluşmasını önlüyor. Dolayısıyla damar sertliğine karşı koruyucu, damar elastikiyetini artırıcı özelliği de var. Kan basıncında artışa sebep olan ACE adlı enzim aktivitesini azaltarak kan basıncını düşürücü etki sağlıyor, yüksek tansiyon hastaları için oldukça faydalı bir etki bu.

YÜKSEK DOZ C VİTAMİNİ

Bu mucizevi meyve, kuşburnunun tahtını devirecek kadar yüksek doz C vitamini içeriyor ki artık yüksek doz C vitamininin kansere karşı koruyucu etkisi neredeyse kanıtlandı. C vitamini yanında yine yüksek doz B vitaminleri, demir, fosfor, sodyum, potasyum, çinko ve magnezyum da içeriyor.

Narın faydaları saymakla bitmiyor. İster tek tek tanelerini yiyerek tüketin, ister suyunu sıkarak için nar, pek çok derdin devası. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor. Narın bilinen bazı faydaları:

Tansiyonumuzu olumlu bir şekilde düzenler

Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur

Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır

Enerji verir, yorgunluğu giderir

İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar

Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur

Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller

Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar

İshali (diare) önler tedavide destek sağlar

Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar

Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır"


Alıntıdır.

www.hekimce.com

"Eski Kartpostallar" eski hatıralar...

Zamanın birinde, bayraml ar, yeni yıl lar, yaklaştımı, gurbette ki sevdiklerimize "kartpostal" yollamak için soluğu kırtasiyeler de alırdık. Yılbaşı geldiğin de "simli noel amcanın"bahçesinde kardan adam olan evlerin " resimlerini arardı gözlerimiz. Eğer ailemiz ise uzakta ki sevdiklerimiz, hani meşhur "aile saadeti içeren" kartpostal lar favorimiz di. Masa başında toplanmış, doğum günü pastasını üfleyen çocuk, yanında kardeşi ve anne babası, yada gazetesini okuyan baba, elinde örgüsü anne, şöminenin önünde oyuncak terniyle oynayan çocuk. Biraz hüzünlüysek hayran hayran bakar "keşke o resimde ki ev bizim" olsa diye iç geçirirdik. Genelde Almanya furyasında ki yakınlarımız dan gelirdi bu güzel yabancı "mutlu aile" resimleri...
En çok bayramlar da bir telaş olur du, baklavalar bir hafta önceden açıldığı için tek tek,  bu hazırlıkla birlikte ancak bir haftada giden mektuplar için erken erken davranırdık. Teknoloji devi bizi bu kadar ağına almadığı için, öyle zırt pırt "şak şak" çektiğimiz resimler pozlar olmadığın dan, bulunduğumuz şehrin resimlerini yollardık, sanki bizi temsil ediyor, "biz burda yaşıyoruz, bu şehrin havasını soluyoruz" der gibi arkasına başlardık "bu resmin hatırası olarak...." diye devam ederdi, özlemimizi anlatan kelimeler. Şimdi bu manzaralara bu şehirlerin saf haline bakıyorum da acaba ilerleyen zaman bize çok mu iyilik etmiş "teknoloji ve bilimi" sunarak. Ben şahsen özlüyorum o kordonda ki faytonla gezdiğimiz yılları....

















Çok havalı ve çekici bir "şal" modeli


Bu gösterişli ve çekici şalı örebeilecek biri varsa, kendisine modeli hediyemiz olsun, işte böyle bilmeyince aval aval bakar benim gibiler. Yani bu bu şalım olsun on milyon borcum olsun dermişim şimdi ama hakikaten, içine çuval giysen bununla yakışır. Yapılışı var, ingilizce ama teknolojik google amca sayesinde hemencicik çevriliveriyor. İşte burada hepsi.

22 Kasım 2010 Pazartesi

Yıllar öncesinden kalma "bebek önlüğü" (vintage)



Şı vintage tarzı yükselişe geçtiğinden beri hani "eski rağbet olsa, bit pazarına nur yağardı" misali eskiler pek kıymetli oldu. Ama iyi de oldu, eskinin kiymetini bilmeyen yeninin ömrü az olurmuş, örneğin bu bebek önlüü belki benim bebeklik zamanımdan kalma:) Resim çok net olunca belki eskilere özlem depreşir de yapan olur dedim. (resmin üzerine tıklayarak büyük halini görebilirisiniz)

KAYNAK

Küçük beylere pek "afilli" bir hırka örneği


Çok zevkli çok itinalı yapılmış bu minik hırka. Bizim küçük beylere de pek yakışır. Marifetli anneler mutlaka bu örneği bu haliyle bile çıkarır, çünkü maalesef anlatımı yok. Arkasını da resimlemişler ama o kadar. Neyse bu bile bize yeter diyorsanız, kış geldi çattı bile. Sayfası burada.

Otantik sıra dışı bir "yelek modeli"



Egzantrik, otantik değişik giyimler peşinde iseniz, size şık bir yelek örneği, Yapılışı basit gibi görünüyor, tığ işi ve kenarlar fisto. Sıradışı bir havası var, jeanslarla harika durur. Hele arkası müthiş. Bu cici Etsy de ama, Profil sahibi İstanbul'lu yazıyor, baya iyi yerlerde çalışmış, şimdi kendi tasarımlarını yapıyormuş, yani öyle diyor kendisi, bende yazılanın yalancısıyım.



KAYNAK

Tamamen el dikişi ile "çok amaçlı keseler"


Bu şirin keseleri dikiş makinası kullanmadan tamamen el ürünü hazırlanmış. Makinam yok yada ben beceremem diyenleri köşeye sıkıştıracak şirinlkte uğraşı bu keseler. Herşey konulabilir, malum hıristiyan aleminin "yumurta paskalyası" onlar için önemlidir, bu kesecikler de "yumurta şekerler" için hazırlanmış ama siz ister lavanta koyun ister çocuklara şekerler. Tercih sizin.


Bebek süveterin den "ponponlu çanta"


Yine bir DIY projesi. Eski giyilmeyen süveter böyle ponponlu çanta olmuş. Yapılışı şekilde görüldüğü gibi, kollarından kesilip çanta sapına dikilmiş ve ponponla süslenmiş. Siz isterseniz yine kendinize yada kızınıza yapabilirisiniz. Sahibi burada.

Yumurta kolisinde ki "ponpon civcivler"


Ama bunlar çok şiririnnnn...Ponpon dan çok şeyler yapılıyor çiziliyor da bu bir başka güzel. Hele yumurta kolisine yerletirmemişler mi! bayıldım, sanki kapağı açınca sihirli bir el dokunmuş ta, yumurta dan civciv çıkmış gibi. Yapılışını buraya da aldım, biri büyük diğeri küçük iki ponponun ucunda ki iplerin birleştirilmesiyle olmuş bitmiş bile, gözleri ve gagasını resimlememş ler ama keceden oduğu belli, gagasını sanırım baklava gibi kesilmiş turuncu kece, ortadan ikiye katlanınca ponpona yapıştırılmıştır yada tutturulmuş tur. Gözler deseniz ortada. Mutfaklar ve çocuklar için değişik bir süpriz.






KAYNAK

Kokuların en güzeli "Lavanta Keseleri"















Sevimli, fresh, ferah zarif oluyor böyle aksesuarlar. Her yere herşeye yakışıyor. El emeği oldumu daha bir hoş oluyorlar. Adına da "lavanta keseleri" diyorlar.

Sitedeki bütün resimler internetten toplanmıstır.

Sitedeki bütün resimler internetten toplanmıstır. Bir şikayetiniz varsa lütfen o konunun altına yorum yapın...

YORUM YAP