31 Ocak 2010 Pazar

Limon Soslu Islak Kek





Çok lezzetli bir kek tarifi............

Yapımı kolay, yemesi keyifli bir tarif.

Aslında bu kek borcamda pişirilirse daha iyi oluyor. Ben burada kalıpta pişirdim (benim büyük kuzucuğum kalıpta istedi bu sefer). Sosu, kalıbı açmadan döktüm. Kek iyice sosu çekince kalıptan çıkardım. Biraz zor oldu. Hatta bir parçası çıkartırken koptu. Tercih sizin.
Şimdiden afiyet olsun.......................

Malzemeler:
5 ad. Yumurta
Yarım su brd. Şeker
1 Su Brd. Sıvıyağ
1 Ym.kş. Pirinç unu
2 ad.Limon kabuğu rendesi
1,5 paket Kabartma tozu
1 çay brd. Su
Yeteri kadar un (yaklaşık 2 su brd.)
Sosu İçin:
1 su brd. Toz şeker
2 ad. Limon suyu
1 su brd. Soğuk su
Yarım paket vanilya
Hazırlanışı:
Kek hamurunu hazırlamak için yumurta ve şekeri köpük haline gelene kadar çırpın.

Sıvıyağ, pirinç unu, limon kabuğu rendesi, kabartma tozu ve suyu ekleyip iyice karıştırın.

Boza kıvımına gelene kadar kadar un ekleyin.

Yağlanmış tepsiye dökün.

Ben 170 derece fırında 30 dakika pişiriyorum.

Kek piştikten sonra bir kürdanla üzerine delikler açın.

Bu arada bir kasede limon suyu, şeker,vanilya ve soğuk suyu iyice karıştırın.

Hazırlanan sosu kekin üzerine dökün.

Dilerseniz üzerini Hindistan cevizi ile süsleyerek ikram edebilirsiniz.

Afiyet Olsun.........

30 Ocak 2010 Cumartesi

Porselen demlik ve fincanlardan abajur (DIY projesi)


Güzeller, evinizde, annenizde, ninenizde eski kenarda köşede kalmış ne kadar porselen demlik yada fincanlar varsa hepsini toplayıp gelin. İşte size bir abajur, orjinal marjinal deyin ne derseniz deyin ama benim çok hoşuma gitti, hatta eskilere kalmadan gidip yeni mi alsak bilmiyorum. Şu DIY dedikleri ne menem şeymiş kardeşim, akla hayale gelmeyen şeyler yapılıyor, yani o aklıllar bizdemi yok, yoksa var da göstermeye cimrilikmi yapıyoz :)

Tığ işi beş parmak eldiven


Çoraplardan başlamışken, eldivenle devam edelim dedim. İyi kötü çorap patik örüyoruzda eldiven işi zor  zenaat, çok basit şekilde parmakların hepsinin birden girdiği modelleri saymazsak yok denecek kadar az. Bu arkadaşımız çok basit ve şık duran eldiven örmüş,  kendiside blog camiasından, ama değişik ve yapımı bulunması zor modeller olunca zaten paylaşıma sunulmuş bir konuyu bende kendisinin vasıtasıyla sizlere iletmiş oluyoırum. Ayrıca sayfasında daha başka çok şık örgü modelleri de var, ziyaret etmenizi tavsiye ederim, benimde bu şekilde kendisine dolaylı olarak teşekkürüm dür bu. Yapanın ve yapacakların ellerine sağlık güzeller.

İki şişle örülen mendil patik


Mutlu pazarlar güzellerim, bu soğuk kış gününde sımsıcak ayakları kim istemezki, örülüşü çok çok kolay bir örnek buldum hamaratlara, iki şişle örülen ve dikimiyle patik halini alan bu örnek hepimizin işine yarayacak gibi, çekik gözlüler bu işe baya bir gönül vermiş, anlatımını mümkünü yok çözemeyiz ama resimler net ve anlaşılır biçimde. Haydi bakalım, kolay gelsin sizlere, yapan olursa beklerim efendim, kendi dilimizden elimizden çıkarsa bu güzel örnek daha bir başka olur, yapana da burdan teşekkürlerimizi iletelim efendim, malum geyşalar pek bir misafirperver olurlar. ( küçük bir dipnot; mendil diye adını da ben koydum, yapılışına bakarsanız neden öyle dediğimi anlarsınız :)

29 Ocak 2010 Cuma

Hediyenin hem kendisi hem paketi gül


Yaa güzellerim ben bayıldım bu güllere, yani bunu yapmak yada almak için çiçekçilerin kapısını da aşındırmak gerekmiyor, vallahi kusurabakmasınlar ama böyle canlı gülleri temin ettikten sonra yapımı çok kolay. Başlıkta dediğim gibi ve resimde görüldüğü gibi, hediyenin hem kendisi gül, hem paketi gül, yani hediyeside paketi de aynı. Kim düşünüp akıl ettiyse, aklıyla bin yaşasın. Sayfada nasıl yapıldığı açıklanmış ama ben dayanamdım diğer yapımını gösteren resimlerinide paylaştım. Çiçekçilerde bulunan suyu emen ve çiçeklere suyu besleyen yeşil sert süngerlerden temin edersek, gerisi kolay. Aliminyum folyoyu süngerin tabanını kaplayacak şekilde suyu akıtmaması amacıyla kaplanıyor ve canlı güller simetrik bir şekilde süngere saplanıyor. Geriye sadece fiyongu ile ayrı bir hava veren süslemesi kalıyor. Buyrun güzeller, insanın içini açan kokusuyla ve görünümüyle kimbilir kaç kişinin kalbini feth edecek bu gülleri bence kaçırmayın.

 

İşte malzemeler bunlar, her an elimizin altında bulanacak türden.
  

 

Böyle bir hediyeye kim hayır diyebilir ki....

DIY projesinden kot paçasının hediyelik sunumu


Kot paçasını bu kadar seksapel bir hediye sunumunda düşünmemiştim, :)) Romantik bir akşam yemeğine götürceğeiniz şarabı böyle bir ambalajla sunmak akıllara zarar bir fikir diye düşünüyorum.

Kurutulmuş meyvelerin sanatıyla takılar

 

  

  

Güzellerim, bu elma kurularını görünce pes yani dedim, sebze ve meyveleri mideden sonra parmakta görmek biraz tuhaf bir duygu :) ama bu işi sanata çevirmek te maharet işi, preslenmiş ve kurutulmuş bu elma ve diğer sebze ve meyveler nasıl yapılıyıor ne gibi işlemlerden geçiyor bilmiyorum, sayfasında bu detaylara yer vermemiş bu dahice tasarımın sahibi. Artık nerden nasıl bulursunuz bilmiyorum ama en azından fikir sahibi olduk. Gerçi aktarlarda kurutulmuş meyveler var ama bu tarz kişiye özel yapılması ve her aşamada el emeğnin olmasında ince nokta diyorum.

Geçmiş Zaman Mimozaları

Sizlere Nuran Ablamın takılarını göstermiştim. Size biraz ondan bahsetmek istiyorum. Nuran ablam o kadar tatlı bir insandır ki, kendi güzel, kalbi kendinden daha da güzel bir insan. Ankara'ya ilk taşındıkları yıllarda aynı apartmanda aynı katta oturuyorduk. Bir akşam köyden uzak bir akraba gelmiş, annem de Nuran ablalara geçmişti.Sohbet uzamış annem bir türlü gelmiyor, merak ettik bizde. Saat 12.30 civarı TV'de de Okan Bayülgen'in Gece Kuşu var o zamanlar, yeni başlamış. Kaçırmıyoruz. Kapılarını çalmak yerine telefona sarıldım ve muzurluğum o an işlemeye başladı. İşte size aramızda geçen konuşma
(Ben) - Alo Nuran Hanım
(Nuran) - Buyrun benim siz kimsiniz ( aaa tanıyamadı işleteyim biraz)
(Ben) - Efendim ben gece Kuşu programından arıyorum, sizi canlı yayına alıcaz,
(Nuran) - Şakamı yapıyorsunuz,
(Ben) - Hayır canım TV'niz açıkmı şu an,
(Nuran) - Değil
(Ben) - Açarsanız şaka yapmadığımı anlarsınız. Şu an Gece Kuşu programında Okan Bayülgen'in konukları Oya-Bora gördünüzmü,
(Nuran) - (TV açılır) aaaaa evet :)
(Ben) - Sizi birazdan canlı yayına alacağız istek parçanızı belirleyin, eviniz kalabalık sanırım sesler geliyor,
(Nuran) - Evet misafirlerimiz var,
(Ben) - Ayşe hanımda oradamı ?
(Nuran) - Evetttt, nerden bildiniz (kısa bir sessizlikten sonra) ÖZLEM HANIMMMMMM

İşte o an koptuğumuzun resmidir. :)))))) Etrafa yayılan gülme sesleri, belki bir yarım saat gülmekten kendimize gelememiştik. Nuran Ablacım çok tatlısın. Kızma bana ama bunu paylaşmadan edemedim. Sevgilerimle................

Hasır modeli atkı

 

Bu örnek benim çok beğendiğim bir modeldir, burada atkı olarak hazırlanmış ama farklı bir çok örgüde kullanılabilir, battaniye süveter vs. Sayfada adope reader olarak şemasını göstermiş, oraya tıklayarak ve tercüme programı olan e-çevir den yararlanarak açıklamasından yararlanabilirisiniz.

Nuran'ın Takıları

Aşağıdaki resimlerde gördüğünüz takıları Sevgili Nuran Ablam yapmış. Takı Tasarım kursuna gitmeye başladı.
Bunlar daha acemilik işleri. İnanılmaz güzeller.
Buyrun Nuran'ın Takılarına..........
(Bu arada ben boşuna takı yapıyorum diyorum)






Dostluk ve 7 maddede ben

Sevgili keyfe-seyran ve sevdalıtatlar beni mimlemişler, dünden beri gelene gidene iadeyi ziyaret edip teşekkürlerimi ileticem derken ancak fırsat bulabildim. Güzel arkadaşım keyfe-seyran dostlukla ilgili bildirimde sağolsun benide layık görmüş,çok sevindim çok mutlu oldum.

  Sanal alem ile gerçek alem arasında elbet fark var, soyut ve somut dünyaların penceresinden bakıyoruz ama şu var ki, her iki yaşamda da kalben vicdanen ve ruhen insan olmanın erdemlerini taşıyorsak, bunların en güzel meyvesi olan dostluğun ve arkadaşlıkların farkı yoktur. Yeter ki, vefanın ve hatırlanmanın o güzel duygusunu yaşayalım ve yaşatalım. 

Benim güzelllerim, böyle mimler de ben bundan sonra dostlar arasında sınırlama getirmek istemiyorum. Bu yüzden affınıza ve hoş görünüze sığınarak, bu düşünceyle bu bildirimi gelen gelmeyen yazan yazmayan ama içinde bir lokma sevgi olan herkese bütün dostlarıma ithaf ediyorum. Kabul buyurur da gönlünüzün bir kenarına yazarsanız beni çok mutlu edersiniz.

Sevgili sevdalıtatlar ise mim konusu olan yedi maddede kendini tanıt solagnıyla beni davet etmiş, çok sağol canım. Yanlız bendeniz hatun kişiyi yedi maddeye nasıl sığdırıcam bilmiyorum. Öncelikle kendimi anlatıcam derken methiye içeren kelimeleri pek sevmiyorum, ama beni de benden başkası bilemez diyerek başlıyorum;

1-) Zekiyim, çabuk kavrar çabuk öğrenirim, ve öğrendiklerimi öğretmekle pekiştiririm.Bundan büyük bir haz duyarım.Akıl her insanın algısına göre değişir, ama bariz aptallıklara ve aptal olanlara tahammülüm yoktur.

2-) Merhametim ve vicdanım en büyük zenginliğimdir, ve çocuklarıma bıraktığım ve bırakmayı düşündüğüm en değerli mirasımıdır, şimdiden bu mirası layıkıyla aldıklarını görüyor ve bununla gururlanıyorum.

3-) Çok sakinimdir, naif ve uysal yapım vardır, uyum sağlarım herkesle, çocukla çocuk yaşlıyla yaşlı olurum, ama limitim dolunca çabuk parlar ama bir o kadarda çabuk sönerim.

4-) En büyük dezavantajım çok keskin ve sivri dilimin olması, sinirlenince öfkelenince had sınır tanımıyorum, pişman olacağım kelimlerden ziyade gerçekleri yansıtan ve karşımdakinin bunu görmesini sağlayan tepkiler çıkıyor dilimden. Haddini bildirmek tabiriyle hakkımı bir nebze olsun almaya yada korumaya çalışıyorum.

5-) Tepkisizliğe ve duyarsızlığa tahammülüm yok, "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" mantığına ifrit oluyorum, bırakın kendi hakkımı aramayı, başkasına yapılan haksızlığıa karşı bile tepkilerim o keskin dilim devreye girer. Bu yüzden bir çok firma ve kuruluştan teşekkür almışımdır.

6-) Elim ayağım her türlü işe yatkındır, yani "yapamayacağım iş yoktur" demek çok klişe ama bu benim için hakikaten öyledir.  Azimli ve hırslı olmam bunun en büyük nedeni. 15 yıl önce tekstil fabrikasında ayakçı olarak başladığım iş hayatımıda şu anda çok iyi muhasebe ve bilgisayar programlarını kullanabilen biriyim, dişimle tırnağımla irademle bu basamakları çıktım diyebilirim.

7-) Gelelim en son maddeye ve beni ben yapan özelliğime, çok detaycı ve mükemmeliyetçiyim dir. Yarım yamalak işlerden nefret ederim, hakkıyla tamamıyla yapmak isterim, bu yüzden felsefem "ya hep ya hiç" tir, ya tam yapıcaksın ya hiç yapmıcaksın" (bunu en iyi çocuklarım bilir, biraz yaka silkerler de). Son olarak cümlemi şöyle sonlandırayım; hayattımın her dönemi ve her alanı için kalite ve seçicilik benim için olmazsa olmazımdır. Bir de haklıysam kimseye müdahane etmem, pekte gururluyuz yani.

İşte dostlarım, 7 madde dendi ama satır araları ve ayrıntıları katarsak 17 madde oldu:) ama çok zormuş insanın kendini anlamatası ya..sanırım bu mimi üç kişiye yollamam gerekiyor ama ben yine bunu hepinize yollasam çok mu kuralları ihlal etmiş olurum, olsun alıştık nasıl olsa darbe teorilerine, bende burda bir mim darbesi yapayım, yani ziyaretime gelen ve bu yazıyı okuyan herkes benim davetlimdir dostlarım. Ceza yok, sorgulama yok, sınır yok, anlıycanız en tatlı darbe bu. Haydi kalın sağlıcakla güzellerim, bu gelinciği boynu bükük bırakmayın.

Takılarım




Vee bu da yeni yapıtığım kolye. Örgü Makarasında simli kalın iple üst kısmını yaptıktan sonra boncukları birbirine ekleyiveriyorsunuz. Yapımı çok basit, kolay mı kolay bir kolye.

Çiçek Atkı

Evet arkadaşlar, şimdi sizlere son marifetimi sunuyorum.
Taaaa taaaaaa bakın bakalım nasıl olmuş.
Önce ponpon ipten çiçekleri yapıyorsunuz..............



Sonraaa uzunca bir zincir çekip iplerin arasından geçiriyorsunuz.........



Ve son olarakda alıp takıyorsunuz.........




Nasıl beğendinizmi ???

Eski düğmelerden yüzük


Nedir bu düğmelerin benim ekimden çektiği diyeceksiniz. Yani bu hamarat düğmelerden bir kaç konu daha bulursam herhalde düğmeler diye ayrı bir kategori açıcam. Ama napayım baksanıza, akıllının biri çıkıyo böyle şirin şirin şeyler yapıyo, nasıl bunları görmezden geleyim ki. "Akıllı" derken öyle böyle değil yani hakikaten akıllı anlamında kullandım. Böyle yaparmısınız takarmısınız bilmem ama, alternatif sevenler için güzel bir fikir. Gerçi biz kokoş Türk bayanlar bunlara pek yüz vermeyiz ama, en azından taşlı pullu incik boncuk olan gösterişli düğmelerden yapılırsa daha bir al benisi olur, hemde değerlenir diye düşündüm.

Doğum Günü

Bugün canım babacığımın doğum günü.
Doğum günün kutlu olsun birtaneciğim. Rabbim seni başımızdan eksik etmesin. Güzel yürekli, ince fikirli, yumuşacık, evine-eşine-kızlarına ölesiye düşkün, karıncayı bile incitmekten sakınan babişkom. Seni Çok SEVİYORUM.
İyi ki benim babamsın, iyi ki bizim babamızsın.

28 Ocak 2010 Perşembe

Geçmiş Zaman Mimozaları


Sıcak bir Temmuz günüydü.Teyzem, Özden ve beni bir heyecan fırtınası tutmuştu. Evimize yeni gelecek minik misafiri bekliyorduk. 7 yaşındaydım ben, teyzemse 15. O küçücük haliyle birde bize pilav yapmıştı teyzoş. Sabırsızlanıyorduk. Akşam üzerine doğru kapı çalındı ve beklenen misafir geldi. Bembeyaz yumuk yumuk bir bebek. Başına üşüşmüştük nasıl birşey diye :) Devamlı uyuyordu. Elleri ve ayakları mordu.
"Anneeee neden kardeşimin elleri ve ayakları değişik renk oldu???" ........
"Kızım onlar mürekkep el ve ayak izini aldılar".
Temizlememişler hastanede, nerden bilelim avuçlarının içi ve ayağının rengi öyle doğdu sanmıştık :)

Uyansın diye Özden'le başında bekliyorduk, gözleri de mi yoktu bu çocuğun ne hiç açmıyordu gözlerini :)
Sonunda anlaşıldı, ilk günler pek yorgundu yavrucak, sonunda açılacaktı hem de ne açılma. En güzel gözlümüz olarak evimize taht kuracaktı. Evimizin nuru Öznur'u. Evimizin küçücüğü.

Şimdi mi ? Büyüdü de kendinden de güzel İpek gibi bir kız annesi oldu.

Kurumuş ağaç dalları ve kırmızı güller


Şimdi tam zamanıdır kurumuş ağaç dallarının modası. Doğa öyle bir mucize ki, kurumuş olanı bile evlere bulunduğu yerlere hayat veriyor, hele bir de böyle aksesuarlarla süslenirse. Güzellerim bu gül yapımı çok kolay ve zahmetsiz, karton kağıt spiral şekilde çizilip kesilmiş. Daha sonra kendi ekseninde şekilde görüldüğü gibi yuvarlanarak bu güzel güller yapılmış. Aslında bunu uygun ve böyle diri duracak kumaşlarla da yapmak mümkün yada en azından kumaşlar kolalanıp sertleştirilebilir.

Şirin çorap anahtırlıklar


Ben bayıldım bu junier çoraplara, anahtarlık diye yapmış geyşa ablalarımız ama bu minyatür örgüyü aynı mantıkla büyütebiliriz, ister çocuklarımıza ister büyüklere. Biraz bilgime göre şunu söyleyebilirim, bilekten başlıyorsunuz örmeye istediğiniz ölçüde başlayıp yine istediğiniz uzunluğa gelince tam ortadan her sırada artırıyorsunuz, bu artırma tabanı oluşturacağı için bilek kalınlığına paralel olacak şekilde devam edip bitiriyorsunuz ve ikiye kıvırıp boydan başlayıp alt tabana kadar dikiyorsunuz, daha sonra isterseniz kenarlarını tığ yada dandel vs ile süsleyebilirisiniz. Bu arada tığ işi ve sık iğne dediğimiz teknikle yapılmış, e bu kadarını anlamak için japonca bilmek gerekmiyor.

Eski danteller den vintage çalışma


Eski kullanılmayan, sandığı bekleyen kenarda köşede kalmış dantellerden yararlanılarak yapılan harika bir vintage çalışması yine, çıplak kalan lambalarınızı böyle şık bir şekilde giydirebilrisiniz. Akasımını ve yapılışını sanırım bakarak çözebilir ve yaptırabilrisiniz, çember şeklinde muntazam ve uygun tele ekstrafor mantığı ile dantellerin eklenip dikilmesiyle meydana geldiği görülüyor. Çok şık ve zarif duracağına eminim, ayrıca her türlü mobilyaya uyum sağlayacak bir tasarım. Kullanılmayan dantelleri bu şekilde değerlendirmek hiç aklıma gelmemişti. Yapanın ve yapacak olanların ellerine sağlık.

Kese kağıdından vazo


Güzeller, sözüm ona geldim ama evdeki aksilikler bitmiyor, kendi laptobumdan sonra evdeki çocuklara ait diğer masa üstü ps de formata gidince bir süredir netten uzak kalan çocuklar benim laptop gelince başına üşütüler ve bana dünden beri fırsat kalmadı, ancak geldiğimi haberdar eden yazımı paylaşabildim, yorumları bile ne okyabildim ne cevap yazabildim, şimdi sizlerin karşınızdayım.

Efendiiiiim, böyle uzun bir aradan sonra sizlere ne yapsam ne bulsam ne hazırlasam diye düşünürken, bu ilginç vazo gözüme ilişti. Başlıkta yazdığım gibi buruş buruş kese kağıdı görünümü olan bu vazo seramikten yapılmadır güzellerim. İcatların mucitlerin kol gezdiği yüzyılımızda sanatın da bundan nasibini alacağını bekliyordum. Hoş ne yalan söyleyim, emeğe zahmete lafım yok ta bana göre pek estetik durmuyor, göze hitab etmiyor ama, sıradışı olanların sıradışı hayatlarına böyle bir tasarım sanırım renk getirir. Ama en azından estetik durmasa bile, bakınca "aaaa ne kadar ilginç ve yaratıcı" dedirtmek istiyorsanız gelen misafirlerinize, ya bu el emeğini bilenlerin kapısını çalıcaksınız yada bulup buluşturup satın alıcaksınız.

Beklenen Kar




Beklenen kar nihayet geldi Ankara'ya. Manzara çok güzeldi sizlerle paylaşmadan duramadım. İşe gelmek sıkıntılıydı tabi, eee her güzelin bir kusuru vardır demişler ne de olsa. Şu an evde olmak vardı aslında sıcacık çay fincanı elinde, pencereden dışarıyı seyrediyor olacaktın.
Birden aklıma Süavi'nin "Şimdi İstanbul da olmak vardı.............." şarkısını dinlemek geldi içimden. Kaç yıldır gitmiyorum, özledim İstanbul'u, arkadaşlarımı, boğaza karşı çay içmeyi (takıldım bugün çaya hemen bir bardak içeyim bari), O güzelim deniz kokusunu, martı seslerini.........

İstanbul'a trenle gitmeyi pek severim. Geceden bineceksin trene sabahın ilk ışıklarında Kadıköy'e ineceksin. O güzel rutubetli deniz kokusunu çekeceksin iliklerine kadar, atlayıp taksiye Cadde Bostan'dan Gülten ablama gideceksin...
Offfffffff offffffff.
İSTANBUL'DA OLMAK
Yayılmışız dünyanın dört bir yanına
Kimisi ta Kopenhag'da
Kimisi Paris bedenimiz orda burda dolanır amma
Çok hemde çok uzak yerde kalbimiz
Bir allı turna olsam karlı dağları aşsam
Varsam bizim ellere kendi göğümde uçsam
Şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım
Püfür püfür bir vapurun yan tarafında
Köprüde balık ekmek yemek
Dolmuşa hadi gidelim demek
Ver elini Yeni kapı ver elini Bebek Tarabya
Şu anda oralarda olmak vardı ya
Şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım
Boğazda köhne bir iskelenin yamacında
Tabakta kavun peynir kadehte buz gibi rakı
Dilinde yarı acı yarı tatlı bir şarkı
Şu anda İstanbul'da olmak vardı
Benim derdim dermanım bilen yok
Yayılmışız dünyanın dört köşesine
Kiminin adresi Sidney kiminin
Hamburg yaşamaya dört elle sarılmışız da
Yine de gözlerim dolu yüreğim buruk
Başımı hiç bir zaman eğmedim amma
Yine de yüreğim yara içimde boşluk
Minnacık tohum olsam savrulsam dönümlerce
Kış biter bahar gelir açılsam yüzbinlerce
Açılsam milyonlarca
Şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım
Püfür püfür bir vapurun yan tarafında
Şu anda İstanbul'da olmak vardı anasını satayım
Yeni cami de mısır atmak kuşlara
Köprüde balık ekmek yemek dolmuşa çek dostum demek
Ver elini Kadıköy ver elini
Kalamış Moda şu anda oralarda olmak vardı ya
Şimdi İstanbul'da şu anda İstanbul'da
Ah İstanbul'da sabret gönül bir gün olur
Bu hasret biter
Çekilen acılar canım gün olur geçer
.....

27 Ocak 2010 Çarşamba

DANTEL ÖRGÜ

Sizlerden gelen bir dantel modeli gerçekten çok güzel farklı bir örnek tepsi örtüsü olarak çok şık olacaktır yapanların ellerine sağlık

ÖRGÜ BEBEK HIRKASI

Alışılmışın dışında bir hırka modeli düğmeleri yana doğru koyulmuş farklı bir görsellik kazanmış.Civcivler örülüp ayak kısımları nalış yapılmıştır


İĞNE OYASI YAZMA ÖRNEKLERİ

İĞNE OYASI YAZMA KENARI
El emeği göz nuru iğne oyaları internette gezinirken bulduğum güzel modeller yapanların ellerine sağlık








Ben geldiiiiiiiim

Güzellerim ben geldim, yaklaşık on gündür yoktum, önce kayın pederimin rahatsızlığı bizi biraz korkut tu, gelen giden hastahane derken bir kaç gün sizlere uğrayamadım. Daha sonra laptobumda ki teknik arıza ve microsofta kadar uzanan sorunlar nedeniyle gecikmem uzadı ve tabi kış kıyametin eseri olarak kendi rahatsızlıklarımı da yabana atmamak gerek. Şu an herkes iyi, laptobuma ve sizlere kavuşmuş olmanın sevincini yaşarken, yokluğumda ziyaretime gelenlere, beni merak edenlere, değerli kalemlerle güzel ellerden çıkan yorumlara ve beni takibe alan izleyicilerime çoook çok teşekkür ediyor ve hepinize kocaman öpücüklerle sevgilerimi yolluyorum. En kısa zamanda güzel paylaşımlarla bu arayı kapatıp tek tek size geleceğim. Bu soğuk İzmir akşamından sıcacık hoş sohbet dolu geceler diliyorum güzellerim.

Bileklik

taki, Bileklik, bileklik orgusu,bileklik igne oyasi,
Görmemişin bilekliği olmuş ikisini de aynı anda takmış demeyin sakın. Bunlar yeni yaptığım bileklikler, ikisini bir arada yayınladım dedim.
İncili bilekliğin nasıl yapıldığını daha sonra ayrıntıları ile verecem.
Beni İzleyin :) 
taki, Bileklik, bileklik orgusu,bileklik igne oyasi,

Saç Tokası


Taraklı tokalardan yaptığım bir saç tokası.
Esnek misinaya boncukları dizip karşılıklı olarak sarıyorsunuz. Kenarlarını da misina belli olmasın diye kurdela ile sardım.Saçta pek bir şık duruyor.
Tavsiye ederim.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Şiir


İşte size çok güzel bir şiir. Bu güzel şiiri yazan minik cadıyı ilk tanıdığımda minicik kıvır kıvır saçlı bir bitirimdi. Sevgili eşimin ilk nişanlısı :) O gün bu gündür pek geçinemeyiz anlıyacağınız. Şimdi büyüdü de üniversiteli oldu, bir de üstüne şair olmuş. Sanırım benim yüzümden (nişanlısını elinden aldım ya :) kendini sanata adadı tatlı cadı. Bakın neler yazmış............

HAYAT

Hayallerimizin tozuyla görmez oldu gözlerimiz
Hiç bitmeyecekmiş gibi günahlar işledik
Ama bitti...
Bir gidişi kutladık patlayana kadar yüreğimiz
Susup bitap düştük sonunda ve söndü ışıklar...
Gecenin karanlığıyla aydınlanan bedenlerimiz
Hiç bitmeyecek bir aşkı özledi istekle
Geçişi; bir yangının izleri,
Sönmüş ateşlerin külleri
Arta kalan avuçlarımızda birikmiş aşk taneleri

Derinlerimizde yatan suskunluklarımız öfkemizi aydınlatan
Anlatamayışımız titreyişlerimizi
Ürperişlerimizi kimsenin görmemesi
Belki avuçlarımızdaki aşk taneleri dökülürken birer birer
Yalnızlığın mevsim karası...

Dikenli kar taneleri düşmüş kışımıza
Ve kanatmış biçare bedenlerimizi...
İsteyememişiz güneşten bir tutam sıcak
Isınırken bir ateşin başında donuverip gitmiş kalbimiz!
Özlemeyi özlüyoruz biz artık
Kendi bedenlerimize hapsolmuşuz,
Yetmemiş bir de kaybolmuşuz...
Nefeslerimiz karışmış karanlığın soğuğuna,
Yiterken zaman ömürlerimiz tükenmiş;
Farkına varmamışız
Bitmeden anlamlandırmalıyız özlediğimiz çocukluğumuzu...

Yağmurlu günleri benimsemişiz
Yaşamak için umutsuz ruhumuza...
Yağmurla beraber ağlamışız geceleri
Yıkmışız suskunlukları...
Uyuyakalmışız aydınlık rüyalar görmeye
Açmışız yüreğimizin pencerelerini umutlar beklerken.
Annemizi özlemişiz yalnızlığın ortasında ve
Biterken rüyalar,
Uyanmışız filmin tam ortasında...


MDHŞNZYBK-Sanatkolik

Söz


Biz bir elmanın iki yarısıyız. Ne kadar sever insan diğer yarısını, belki kendinden de çok. Onun üzüntüsü senin üzüntün, onun sevinci senin sevincindir. Benim canım kardeşim, Özden'imin hafta sonu sözü kesildi. Tüm mutluluklar seninle, sizinle olsun.

Diyarbakır'a tayinin çıktığında nasıl da yıpranmıştım. Hiç bir yere sığamıyordum. Çalıştığım şirkette bölüm değiştirdim; Ellerim, ayaklarım, beynim heryerim uyuşuyordu. Resmen felç geçiriyordum. Doktora gidip, son dönemde sizi üzen neler yaşadınız dediğinde " babam kalp krizi geçirdi, kayınpederimi kaybettik,vs.vs....... ve kardeşim Diyarbakır'a gidiyor, o benim herşeyim, sanki kolumu kanadımı kırdılar, bir parçam eksildi" diye çeşmeleri koyuvermiştim. Bir yıla yakın antidepresanla anca kendime gelmiştim, nasıl ki ben evlenirken senin yaptığın gibi.

Evet kuşum, şimdi de sen yuvadan uçmaya hazırlanıyorsun ama kusura bakma ben antidepresan filan almıyacağım, aksine zil takıp oynayacağım, sonunda evleniyor diye :)

Tüm güzellikler, mutluluklar, sevinçler sizinle olsun. Evlilik yolunuz hep güllerle dolu olsun, yüzünüzdeki gülücükler, kalbinizdeki sevgi bir ömür boyu sürsün,herşey gönlünüzce olsun........

23 Ocak 2010 Cumartesi

Dantel sehba örtüsü


Orta sehba ya da örtü olarak kullanabileceğiniz bir model bu örneği  bizimle paylaşan arkadaşa teşekkürler(kbr_cndn)

HAVLU KENARI DANTELİ

DANTEL HAVLU KENARI
Sizden gelen dantel havlu kenarı örnekleri alttaki havlu kenarının bir değişiğini önceden yayınlamıştım bu da farklı şekilde uygulanmış hali yapanların ellerine sağlık teşekkürler KÜBRANUR

19 Ocak 2010 Salı

Boş kavanozlar ancak bu kadar değerlendirilir


Doğrusu kavanozları bu haliyle hiç düşünmemiştim. Hep diyorum ya insanların hayal gücünün sınırı yok diye, bir resim çerçevisinin yerini tutmayabilir ama resmi koruyormu koruyor, değişik bir görünümde sunuyor, e kavanozlar da boş boş bir kenarda oturmuyor. O zaman fena bir fikir değil, belki ağaç mobilyalarınıza yada evinizin konforuna pek uyumlu değildir ama bir genç odasında yada yazlık evlerde çok şık durabilir, hatta kavanozun ağız kısımlarını yani şu anda yere konan kısımları kapama yerlerinden uygun desenli kurdalelerle bağlanıp fiyonk yapılabilir, ben deniycem  bunu, her tarafı fotoğraflarla dolu kızımın odası için iyi fikir, orda burda duran resimlerine hep almayı unuttğum çerçevelerin yerine geçebilirler.

Vintage broş çalışması (kanaviçeden)


Benim  hamarat arkadaşlarım, sizlerin şevkini ve maharetlerinizi gördükçe bana da ayrı bir ilham oluyor böyle güzellikleri paylaşmak. İşte yine çok zarif çok şık ve bir o kadar basit bir çalışma. Eskiler bilirler etamin ve kanaviçe işlerini. Annelerimizin vakti zamanında vizyonlarında ki neredeyse tek el sanatı diyebiliriz ama ben biliyorum ki, hala bu geleneksel işleri sürdüren ve bunlardan harikalar yaratan bir çok fikir ve maharet sahibi eller var. Yukarıda görülen bu broş hususi olarak şu an için işlenmiş değil, şimdi çok popüler bir kelime var  hazinemizde "vintage " denilen bu kelimenin anlamı ise eski çalışmaları şimdiki zamana  modernize edilmesi, ama o orjinal ambiansını koruyarak ilk özelliğini ve yapılan dönemi unutturmayarak. Burada ki hanımda açıklamasında yazdığı gibi değişik bir şeyler yapmak istemiş, ve sandığında duran kanaviçe örtülerden bir kısmını broş olabilecek kadar bölümünü itinayla ve yaprakları çok muntazam simetrik bir şekilde kesip el dikişi ile tamamlamış. İçini de daha diri ve muntazam görünmesi için elyaf ile hafifçe dolgu vermiş. Ve ortaya böyle şık bir broş çıkmış.

Artık kumaşlardan çok şirin çiçek demeti


Bugün ancak  gelebildim güzellerim, çarşı pazar derken vakit bu vakit olmuş, imdi hem dinlenip hem sizlere ciciler hazırlamaya geldim. Ben yok ken, gelen giden yazan uğrayan ellere ve gönüllere selam olsun bu arada.

Bu resimde ki salkım saçak dallar ve çiçekler şekilde görüldüğü gibi kumaşlardan yapılmış.  Bu aralar fena taktım ben bu kumaşlara, ama napayım hepsinin ayrı bir ambiansı var. Efendim bu çalışmayı bulduğum yerde herhangi bir açıklama, anlatım yoktu, ama resimde herşey aşikar, kumaşlar şeritler halinde kesilip ikiye katlanmış ve rulo halinde dolanmış, daha sonra elimizle aşağı doğru çekersek hafif uzamış halini alacaklardır, gerisi ise çiçek kaplamada kullanılan yapışkan yeşil kurdele yada bant, ve tel. Hepsini hazırladıktan sonra, kendi zevkinize göre dizayn edebilirisinz. Vazo ve renkli taşlar zaten her zaman bulabileceğimiz tamamlayıcılar. Ben beğendim, dedim ya böyle abudik gubidik şeyleri seviyorum çok. Özellikle terziler, piko yapan yada bu tarz işlerle uğraşanların elinde bol miktarda kalan kumaşları böyle güzel değerlenidirebilrler diye düşündüm.

18 Ocak 2010 Pazartesi

Kullanılmayan saatinizin kıymetini bilin



Eski, modası geçen yada kullanılmyan saatimizi takmayız ama atmaya da kıyamayız. Lakin saatimizin böyle güzel bir bileziğe dönüşmesine de hayır diyemeyiz. Buyrun nasıl yapıldığı burada ve sizde benim gibi hayret ve hayranlıkla  bakın.

Sitedeki bütün resimler internetten toplanmıstır.

Sitedeki bütün resimler internetten toplanmıstır. Bir şikayetiniz varsa lütfen o konunun altına yorum yapın...

YORUM YAP